22 Eylül 2011 Perşembe

Tiplere gel..


mahsun ibo izzet alişan özcan. benlen polenigine girme..

Definitely, Maybe / Kesinlikle, Belki (2008)




”Bazen şarkı listeni ne kadar dikkatli hazırlarsan hazırla, içinde bulunduğun durum için uygun bir parça yoktur.”

21 Eylül 2011 Çarşamba

Kalk Ayağa ve Yürü

Sen Kralsın. Sadece "adamlık" mertebesinde değil, futbolculukta da kralsın. Yedekten gelip gol kralı olmuş, hem Fenerbahçe taraftarını, hem milli takımı sevince boğmuş futbolcusun. Yeri geldi haklı olarak yedeklikten yakındın. Fenerbahçe'de en çok senin hakkın yendi. Kezman ve Güiza'nın bile yedeği oldun. Küsmüş gibi davrandın belki ama küsmedin. Fenerbahçe formasına sırtını dönmedin. Şimdi Emre yok, Selçuk yok, Mehmet yok, Serdar yok. Yabancı kontenjanı en çok senin işine yarıyorken, Fenerbahçe'ne bu kadar haksızlık yapılmışken; senden büyük beklentileri olan insanların beklentilerinin karşılığını ver. Yine ağır kal, yine adam çalımlayama. Ama Alex'le verkaçını yap. Rakip savunma oyuncusuna duvar ol. Son vuruşlardaki ustalığını da konuşturduğunda 2 maçtır direkten dönen, bugün bir de hakemden dönen şansını da kıracaksın. Sen Semih'sin. Annenin "oğlum diye demiyorum, atarsa Semih atar" dediği evladısın. Fenerbahçe'nin evladısın. Kalk ayağa ve yürü... Son 3 maçlık performansını unuttur. Cuma akşamı Kayseri'de gollerinle yeniden sahne al...

41.633

Rakamla : 41633
Yazıyla : Kırk bir bin altı yüz otuz üç.

Pek çoğunuzun Fenerbahçe maçları dışında göremeyeceği bir rakam değil mi ? Bu görünen kısmı, bir de görünmeyeni var. Türk halkında bedavacılık olduğunu kabul ediyorum. Ancak Büyük Fenerbahçe'nin yürekli kadınlarını ve çocuklarını bu kategoriye sokamazsınız. Din, dil, ırk, tesettürlü, açık, yaşlı, genç; herhangi bir ayrım yapmaksızın formalarını sırtına geçirip; saatlerce o güneşin altında bilet kuyruğunda bekleyen kadınlarımızı "bedava diye geliyorlar" diyerek basite alamazsınız. Sevgi eylem gerektirir. Fenerbahçe sevgisi de engel,sınır tanımaz. Kimisi evlatlarının, eşlerinin zoruyla geldi. Kimisi torunlarının gönlü olsun diye geldi belki... Kimi kombineli, her maç geliyor. Hepsinin kalbinde Fenerbahçe var. Belki aynı dozda değil ama duygu aynı duygu, sevgi aynı sevgi. Arma aynı arma... Bugün bir kez daha gurur duydum Fenerbahçeliliğimle. Bir kez daha övündüm. Tarifsiz büyüklüğümüzü bir kez daha hissettim. Bu iş yürek işi, emek işi... Öyle Twitter'da oturduğun yerden hashtag yapmaya benzemez. Öyle bir sevgi ki tarif edilmez, Fenerli olmayan kimse bilemeeeeez!

Söylediğimizde kızanlar, hede hödö edenler var. Ancak her defasında gerçeği söyleyeceğiz. "Fenerbahçe Türkiye'dir, Fenerbahçe halktır!" diye haykıracağız.

Gidenden, gitmeye niyetlenip gidemeyenden, bilet temin edip ya da edemeyip stada giremeyenden, bugün Fenerbahçe için nefesini harcayanlardan, sevgisini haykıranlardan Allah razı olsun.

"Sonsuza kadar Yaşa Fenerbahçe!"
alıntı

18 Eylül 2011 Pazar

Gaziantepspor 1 - 3 Fenerbahçe


 Cuma günü bir türlü şansımızın tutmadığı Antep deplasmanındaydık.Gökhan,Emre,Serdar,Orhan gibi eksiklerimize rağmen mutlak galibiyet için çıktık sahaya.Birde maçdan önce herkesin bildiği gibi ALEX'in 300.maçıydı buda ayrı bir önem taşıyordu tabii.Maça iyi başlayan taraf bizdik.Önemli ataklarımız oldu ancak golü bulamadık.Bir pozisyonda içeri çevrilen bir pozisyonda Gaziantep'li bir oyuncunun eline çarpmıştı hakem oynattı ve Alex itirazdan dolayı sarı kart gördü.O dakikada Alex'in gözlerinde müthiş bir hırs vardı.Dakikalar 27'yi gösterirken Olcan frikikden golü attı ve 1-0 geriye düştük.Burda bir iki konuya daha deyineyim Olcan'ın golden sonra yaptığı artist hareketler biraz abarttı gibi sanki :)

 Bu dakikadan sonra oyunun ilk başlarında sakatlanan Mehmet Topuz'un yerine dakika 34'te Uğur Boral oyundaydı ben çok bir şey beklemiyordum açıkcası o kadar maç eksiği olan bir oyuncudan ancak beklentilerimden birazda olsa iyi oynadı Uğur.Uğur girer girmez asistini yaptı.Ziegler'in ortasında Uğur topla buluştu zorda olsa Alex'e pasını çıkarttı ve kaptan sağ ayağı ile vurarak topu ağlara yolladı ve skoru 1-1'e getiren golü attı ve 300.maçında gol atma başarısına ulaştı.İki takımda soyunma odasına 1-1'lik eşitlik ile gitti.


  İkinci yarıda 54.dakikada korneri Ziegler ile paslaşarak kullanan Alex burada ise takipçiliğini konuşturdu.Ziegler'in ortasında kafayı mükemmel vuran Semih'in topunu
kaleci Karcemarskas kurtardı devamında ise Alex Allah ne verdiyse (!) vurdu ve skoru 2-1'e getiren golü attı.Gol sevinci bu sefer alışık olduğumuz diğer sevinçlerden biraz daha farklıydı.Ama ne yapsa yakışıyor be adama :)

  Dakikalar 70'i gösterirken Alex'in pasında oyuna yeni giren transferimiz Bienvenu hareketlendi ve Antep defansının müdahalesi ile yerde kaldı.Topun başında Alex vardı ancak top fileye ihanet ederek direkten geri döndü.Topu takip etmeyen oyuncumuz olmadığı içinde penaltıdan yararlanamadık.Bu penaltı kaçtıktan sonra spikerler arasında " Alex'in kaçırdığı ilk penaltı ? " falan filan bir sürü soru oluştu gelen mesajlar felan sorunu çözdüler ama...

Bu penaltıdan 10-11 dakika sonra yine Alex de Souza'dan pası alan Ziegler ceza sahasının içine güzel bir orta açarak farkı 2'ye çıkartan golü atmamızı sağlıyor.Golü atan isim yeni transferimiz Bienvenu ! Bienvenu'ye Bienvenue diyoruz.Bu arada söylemeden edemeyeceğim golden sonraki sevinci ile takıma nasıl adapte olduğunu görmüş olduk.Bu golde maçın skorunu belirledi o kadar eksiğe rağmen 3 puanı almayı başardık !

The Infamous Middle Finger